Lale Kemal(Taraf Gazetesi Ankara Temsilcisi)
Taraf'ın Ankara temsilcisine göre, asker karşısında hiçbir zaman muktedir olamayan iktidarların arkasından gelen, muktedir olma yolunda ilerleyen bir hükümet, AK Parti. Çiçeği burnunda Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in avantajının da bu olduğunu belirtiyor: "Arkasında bir siyasî irade var. Burada önemli olan iyi bir asker olmak. Siyasî iradeye hesap verebilir olmak. Şeffaf olmak. Bunu da sağlayacak olan sivil irade ve Parlamento'dur." İlk defa bir YAŞ toplantısında masanın liderliğini tek başına bir başbakanın yapmasını çok önemli bulan Kemal'e göre bu istek bizzat Necdet Özel'den gelmiş olabilir: "YAŞ'ın başkanı, başbakandır. Yanındaki ne oluyor? Eşbaşkan! Türkiye bugüne kadar eşbaşkanla yönetiliyordu! O fotoğraf, sivil iradenin üstün olduğunu ve tek başkan olduğunu gösteriyor." Necdet Özel'i yıpratmak isteyen çevrelerin 'hükümete yakın, irticacı' gibi nitelendirmeler yapacağına dikkat çekiyor.
Terörle mücadelede daha etkin bir yol izlemek amacıyla, hükümetin 'Profesyonel Sınır Birliği' oluşturma kararı, bu alanda Emniyet'in daha etkin bir rol almasını sağlayacak. Emniyet ve ordu, aynı çatı altında mücadele verecek. Burada bir güç kavgası ortaya çıktığının altını çizen Lale Kemal'e göre, bunun önüne geçmek için Jandarma'nın tamamen İçişleri Bakanlığı bünyesine girmesi elzem. TSK'nın terörle mücadeledeki yeniden yapılanmadan hoşnut olmadığını dile getiren deneyimli gazeteci, şöyle devam ediyor: "Emniyet'in terörle mücadelede etkin olmasından rahatsızlar; ama Dağlıca, Aktütün, Hantepe, Heron ihaneti iddialarından niye rahatsız olmuyorlar? Bir ülkenin ulusal çıkarı, profesyonel güçlerle terörle mücadele etmesidir. Önümüzdeki dönemi, hükümet 'ustalık' olarak ifade ediyor. Genelkurmay'ın da bu dönemde Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması şarttır. Siz, silah taşıma ayrıcalığı verdiğiniz kurumları denetlemek zorundasınız."
Anayasa'nın olmazsa olmazları
Yeni anayasa sürecinde, asker-sivil ilişkilerine yönelik beklentiler de üst düzeyde. Lale Kemal, önümüzdeki dönemde atılması gereken adımları şöyle sıralıyor: "Öncelikli yapılması gereken, Genelkurmay'ın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması. Askerî müfredatın gözden geçirilmesi ve ideolojik bölümlerinin çıkarılması. Bunu Hilmi Özkök, bütün kıtalara yolladığı emirle de belirtmişti. Bu zihniyet yapısının değişmesi için müfredatın değişmesi şart. Askeri harcamalarının denetlenmesi gerekiyor. Sayıştay Yasası, geçen yılın sonuna doğru çıktı. Hükümet onu biraz kadük etti. Askeri kollamak için yapmadı bunu; askerî harcamalar Bakanlar Kurulu onayıyla kamuoyuyla paylaşılacak. İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi kaldırılmalı. Jandarma ile TSK'nın, kanunların üzerine çıkan yönetmelikleri var. Bunların ayıklanması gerekiyor. TSK'yı başına buyruk hale getiren iç yönetmelikler temizlenmeli. Mesela Silahlı Kuvvetler Vakfı'nın 17-18 firması denetlenecek mi? Ne kadar denetlenebilecek?"
***
Karargâh gazeteciliğini, siyaset bitirebilir
Genelkurmay'ın 28 Şubat sürecinden bu yana yürüttüğü ve medya arasında açık bir ayrımcılık anlamına gelen akreditasyon uygulaması için "Yasal değil. Akreditasyon yasağının amacı, basın üzerinden toplumu sindirmek. TSK'yı eleştiren gazetecileri itibarsız kılmak!" yorumunu yapan Lale Kemal; yeni Genelkurmay Başkanı'nın atacağı en önemli adımlardan birisinin bu uygulamayı kaldırmak olacağını düşünüyor. Devlet sırrı olmamak kaydıyla, her türlü bilginin verilmek zorunda olduğunu ifade ederken; "Batılı ülkelerde, gazeteci olarak soru sorduğunda her türlü bilgiyi alabiliyorsun." diyor. Karargâhla yakın ilişki içinde olan gazetecilerin, siyasî iradeyle de yakın ilişki içine girerek birer 'aracı' gibi davrandığına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Oradan aldıklarını ona yayıyorlar. Burada siyasete de önemli görev düşüyor. Bu adamlarla çok konuşmayacaklar. Gazetecilik işlevinin dışına çıkıp, sözcülük işlevine soyunan adamı, ben siyasetçi olsam, muhatap almam! Gazetecilik yapacak!"
Fatih Vural
Zaman


























