Bugün öğretmenler günü. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başöğretmenliği kabul buyurduğu önemli bir gün. Bugünü öğretmenlerimize hediye eden baş öğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e tüm öğretmen arkadaşlarım adına şükranlarımı arz ediyorum.
Öğretmenlik gibi, ülkemizin geleceğini ilmek ilmek dokuyan, fedakarlık örneği bir mesleğin içinde bulunmaktan, bu meslekte idareci olmaktan onur duyuyorum. Çünkü bir ülkenin geleceği çocuklarımız ve gençlerimizdir. Onları yetiştiren de öğretmenlerdir. Onun içindir ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” buyurmuşlardır.
Öğretmenlik Yunus’un, Mevlana’nın, Hacı Bektaşi Veli’nin inanç, sabır ve insan sevgisi ile dolu, halka yön veren bir misyonun temsilciliğidir.
Öğretmenlik, tarihine ve kültürüne derin bir saygıyla bağlanırken; çağdaş medeniyet ufuklarına gözünü dikmiş, sabur timsali insanların mesleğidir.
Öğretmen, gelecek kuşakların zihinlerine ve yollarına bir ışıktır. Öğretmen, örnektir.
Öğretmenlik mesleğiyle ilgili ünlü pedagog Hanry Van Dyke’nin sözü olan bir iki paragrafı size arz etmek istiyorum:
“İşte o mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok mükafatlandıranıdır. Eğer onu sevmiyorsan asla girmeye cür’et etme… Büyük ekseriyetle, ne servet ne de şöhret vaat eder. Fakat sırf kendi hatırı için onu sevenlere insanlığın asalet ünvanını bahşeder.
Meçhul öğretmenin önünde saygıyla eğiliyorum. Meşhur pedagoglar, yeni eğitim sistemleri kurarlar: Fakat bunları çocuklara nakleden, yol gösteren meçhul öğretmendir. Karanlıkta yaşar ve güçlüklere gönül rızasıyla katlanır.
Onun kapısı önünde arabalar beklemez, müzikaller çalmaz, madalyalar verilmez. O karanlıkların hududunda nöbet bekleyerek cehalet ve cinnetlerin siperlerine hücum eder. Vazifesinde sabırlıdır: Uyuşuklara hareket, uysallara cesaret, muvazenesizlere istikamet verir. Öğrenme aşkını ve ruhundaki hazinelerini öğrencisiyle paylaşır.
Gelecek yıllarda, bizzat kendi yollarını da aydınlatarak ona haz verecek olan pek çok meş’aleler ateşler. Onun mükafatı budur!” demektedir.
Evet değerli konuklar!
Öğretmenin yüreği o kadar büyüktür ki, bütün çocukları orada barındırır. Her öğrenciyi ana baba şefkatiyle kucaklar. Öğretmenin sevgisi o kadar büyüktür ki, öğrencilerin bazı olumsuz sayılabilecek davranışlarını tepkiyle değil, sevgiyle yok eder. Yahya Kemal’in “ Ne harabiyim ne harabatiyim; kökü mazide bir atiyim.” dediği gibi Öğretmenin görüşü o kadar uzaktır ki bin yıllar gerisinden doğru yüz yıllar ilerisindeki ufukları gözetler.
Öğretmen öyle bir canlı varlıktır ki, herşey sükut bulsa o dimdik ayaktadır. Çevresine cesaret, ümit ve sevgi saçar.
Ve öğretmenin özverisi o kadar fazladır ki, aldığı maaşa, araç-gereç eksikliğine, fiziki ve sosyal şartların elverişsizliğine aldırmadan, gelecek kuşakları yetiştirmek üzere imkansızlık dalgalarını yara yara ilerler.
Bu duygularla törenimize katılan başta İlçe Kaymakamımız Sayın Yusuf Ziya Çelikkaya ve Protokol e ve İlçe Milli Eğitim Müdürüm Sayın Yaşar Demir beyefendiler e tüm öğretmen arkadaşlarıma, en derin selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum…
M.Şenol Saygılı
Cumhuriyet İlköğretim Okulu Müdürü