23 Nisan Çarşamba günü güneydoğuda şehit olan bir Giresunlu hemşerimiz Tuncay ÖZDEMİR’in cenazesine katılmak için birçok dernek başkanı ve yöneticisi arkadaşla Adapazarı’na gittik.Malum Giresunlular arazi yapısı,iş sahasının olmayışı,fındık fiyatlarının istenen düzeyde seyretmemesi ve geçimini temin edecek başka alternatiflerin bulunamaması yüzünden başta İstanbul olmak üzere,Bursa,İzmir,Zonguldak,Kocaeli,Sakarya,Düzce ve hatta Samsun,Antalya olmak üzere bir çok vilayetlere göç etmiştir.Halende bu göç hızla devam etmektedir.Artık cenazelerimiz bile göç etmek zorunda kaldığımız yerlerde toprağa verilmeye başlamıştır.Bu zamana kadar Güneydoğudaki olayları iş yok,aş yok,yatırım yok,yol yok şeklinde masumane istekler şeklinde değerlendirenler ve bunlar üç beş çapulcu diyerek,zamanında gerekli müdahaleyi yapmayarak,Türk Milletinin bağrında kapanması imkansız derin yaralar açanlar da bize göre askerlerimize kurşun atanlar kadar suçludurlar.Hiç bir sebep ve bahane vatani görevini yapmak için askere giden 20 yaşındaki bir ana baba kuzusuna kurşun atmayı haklı gösteremez.Hala bu olayları kavrayamayıp,utanmadan sıkılmadan nerde ise pe ke ke ! ağzıyla konuşacak kadar ileri giden bir çok adam bozuntusuna rastlarsınız.Onlara hemen şu soruyu sormak lazım,20 yıl gece gündüz üzerine titreyip bir evlat büyüttünüz,askere gönderdiniz,bir kör kurşuna feda edeceksiniz,ne düşünürsünüz?
Askerlerimizi şehit edenlerin tarihine bakarsanız olayları hemen çözersiniz.Bırakınız 200 yıl geriye gitmeyi Cumhuriyet kurulduktan sonra 20 den fazla isyan çıkaranların torunları değil mi bunlar.Aslında o kurşunlar Türk Milletinin ta kendisine sıkılıyor.Yani bize sıkılıyor,size sıkılıyor.Askerlerimize kurşun sıkarak Türk Milletinin birliğini,Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü hedef alan hainler kendilerine verilen görevleri yapıyorlar.Bu hainlerin bir kısmı dağlarda her türlü silah ve mühimmatla donatılarak kendilerine verilen görevi yaparken,bir kısım hainlerde şehirlerimizde kalabalıklar toplayarak onlara destek yürüyüşleri yapmaktadırlar.Yani sizin anlayacağınız artık iş bir avuç çapulcu sürüsünden çoktan çıkmıştır.Bu destek yürüyüşü yapanların bir çoğunu yalnız gene yakalayıp sorsanız yok vallah biz onlardan değiliz,onlar hepimizin düşmanı derler.Ancak bunlar hep havada kalan sözlerdir.Beyinlerinde bambaşka düşüncelerin olduğu ayrı bir gerçektir.Şimdi dağlarda kurşun sıkanlar vatan haini de,şehirlerde bunlara destek yürüyüşü yapanlar neyin nesi.Hadi onlar kendilerine bir yol çizmişler o yolda yürüyorlar.Peki biz ne yapıyoruz.
Bir kere meselenin adını iyi koymak lazım.Nedir bu kürt sorunu diye sorsan kem kümler başlıyor.Tam olarak dile getirilemeyen ancak işte kültürel haklar,iş,aş,Kürtçe tv,ana dilde eğitim,yatırım,güneydoğunun geri kalmışlığı,yok insanca yaşama hakkı falan filan.Şimdi Kürtlerin tüm dediklerini yaptık varsayalım.Her türlü haklar,yatırımlar,iş sahaları,yollar,asfaltlar aklınıza gelen her hizmet,talep edilen her şey yapıldı diyelim.(Kaldı ki Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımları her türlü olumsuzluğa rağmen zaten bu bölgeye yapılıyor).Her Kürt vatandaşa da devlet yüklü miktarda maaş bağlasın,sizce bu olaylar duracak mı?Aynen devam edecektir.Hem de merak etmeyin artık mesele Güneydoğu ile de sınırlı değildir.Amerikan senatosunda şimdilik Hatay’dan Sinop’a diklemesine haritalar açılıyor,yarın Türkiye hep bizim diyecekler,hiç kuşkunuz olmasın.Hemen yeri gelmişken belirtmekte fayda var,Hatay,Sinop deyince Giresun’da ister istemez işin içine giriyor.
2000 li yıllardan sonra Milletimizin direnç gösteren kaleleri bir bir yıkılıyor.Son yıllarda bazı gerçek vatan kahramanları hain,çete ve mafya diye milletimizin karşısına çıkarılıp cezaevlerine atılırken veya atılmaya çalışılırken,gerçek vatan hainleri ise rahatlıkla Devletimize ve Milletimize saldırmaktan geri kalmıyorlar.Anlayacağınız bu hainler bir çok alanda ve bir çok koldan T.C nin bütünlüğüne,Milletin birliğine dirliğine saldırıyorlar.Ekonomik olarak kendi başı kaygısına düşen milletimizin de artık yaşanan olaylar karşısında tepkisinin zayıfladığı görülüyor.Tepki gösteren güçlerde hemen kan üzerinden siyaset yapmakla suçlandığı için onlarında tepkisi sınırlı kalıyor.Şimdilik sadece ateş düştüğü yeri yakıp geçiyor.Acıları sinesine çeken yüce Türk Milleti,şimdi tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla başlamıştır sözünün gerçekleşeceği günü ve anı beklemekten başka yapacağı bir şey yok gibi duruyor.O kişi yada kişilerde bu Milletin bağrından er yada geç mutlaka çıkacaktır.
Eğer geri kalmışlık ve fakirlik bir yörede terör faaliyetlerinin olması için geçerli bir sebep ise Giresun’umuzun bir çok köylerinin vazgeçilmez terör yuvaları olması gerekirdi,bugün cennet vatan Giresun’umuzun köyleri boşalmış durumda.Fındık sezonunda bile artık yerlerimizin başına çoğumuz gidemiyoruz.Yeri gelmişken hemen hatırlatalım,bizim eline silah alıp devlete,millete,askere kurşun atmayan,kurşun atanları hiçbir surette sokaklarda yürüyüş yaparak ve beyinlerinde desteklemeyen Kürt kardeşlerimizle asla ve asla sorunumuz olamaz.Kardeşliğimiz bu sınırların içinde kalanlar için geçerlidir.Bu sınırların dışında olanları ise hiçbir şartta ve surette affedemeyiz.Zaten Giresunlular her bölgeden şehit vermesine rağmen fındık sezonunda bu yörenin insanlarıyla kardeşliğin en güzelini gayet güzel bir şekilde gösteriyorlar.Halkımız hiçbir surette karşı karşıya gelmiyor.Gelmiyor ama fındık toplamaya gelenlerin bir çoklarının da Güneydoğudaki olaylara adeta gizli destek olduğunu görüyor.O zaman bir not daha düşmek gerekiyor.Kendimizdeki iyi niyet ve samimiyetin karşımızdakilerde de olmasını beklemek en doğal hakkımız.Aksi takdirde sadece ve sadece tek taraflı bir dostluk olur ki bu tip dostluklar da fazla uzun ömürlü olmaz.
Benim köyümün yolunu 28 yıl önce fakir köylümüz ahırındaki ineğini satarak o günün şartlarında patika yol gibi bir aracın zor geçeceği şekilde ve saatlik çalışan iş makinesine para yetiştirememe korkusuyla dimdik yaptırmak zorunda kaldı.Yapılan bu dik ve bir aracın zor gittiği yolda sayısız trafik kazaları ve acı ölüm olayları yaşandı.Köyümüzün kıymetli insanı ve Giresun Eğitim Fakültesinin çok değerli hocası,sevgili büyüğümüz,Mustafa ÖZTÜRK ile (rahmetle anıyorum)daha nice insanları hep bu yoldaki trafik kazalarında kaybettik.Devletimiz 28 yıl aradan sonra ilk defa geçen yıl bir iş makinesiyle yolda genişletme çalışması yaptı.Güneydoğu geri kalmış diyerek terörün sanki bu yüzden hortladığını ima edenler esas meseleyi gözden kaçırıyorlar.Bir yörenin geri kalmışlığını dile getirmek için illa silaha sarılarak askerlerimize kurşun atmak gerekmez.İnsanlıktan nasibini almamış bu eli kanlı terör şebekelerinin niyetleri apaçık ortadayken hiç kimse bu işe başka yorumlar getirmeye kalkışmasın.