Giresun dernekçiliği
içinde geçen iki yılım boyunca Gebze’den Kıraç’a ve hatta Çorlu’ya
kadar olan bölgedeki Giresun adına kurulu dernek başkanlarını ve
yöneticilerini tanıma fırsatı buldum. Tüm Giresunlularla, Giresun
dernek başkan ve yöneticileri ile her zaman sevgi,saygı ve kardeşlik
duyguları ile irtibatı kesmemeye özen gösterdim. Gaziosmanpaşa’daki
Giresun Derneğinin yönetimini oluştururken de ilçemizdeki her Giresun
derneğinden mümkünse başkanını değilse o dernekten önemli bir ismi
dernek yönetimine alarak derneği bölgede mini bir federasyon yapısına
dönüştürmeye özen gösterdim.
GOPaşa
Yeşilpınar’da kurulu bulunan Dereli Eğriambar köyü derneğinin kendi
mülkü olan dernek binasında derneği faal hale getirmek için toplantı
yaptığı haberini yine bu köyden bir arkadaşım olan Sabri KEÇE
vasıtasıyla öğrendim. Kısa zamanda ulaştığım dernek binasında Tüm
Eğriambar köylüleri toplanmışlar, köy derneğinin canlanması ve yürümesi
için gerekli olan konuşmaları yapıyorlardı. Ben ise sessiz bir şekilde
bir köşede oturup çayımı içerken konuşulanları dinleyerek durumu
anlamaya çalışıyordum.
Önünde
bilgisayar ile sürekli bir şeyler yazıp çizen bir şahıs dikkatimi
çekti. Ağırbaşlı, efendi ve çok da muhterem bir insana benziyordu.
Derneğin o sırada başkanı olmasa da belliki yük onun sırtında idi.
Konuşmalar bitti, bilgisayarın başında bulunan, dışı içinin aynası olan
bu güzel insanın yanına vardım.Tanıştık.Başkanın odasına geçerek
konuşmaya devam edip samimiyeti biraz daha ilerlettik. Başkan Muharrem
CÖMERT ağabeyimizin de iznini alarak bu güzel insanı Giresun derneğinin
yönetimine aldık.
İş
yerinin Gaziosmanpaşa’da olması sebebiyle dostluk ve muhabbetimiz her
geçen gün daha da arttı. Her hangi bir faaliyet veya toplantı için cep
telefonuna düşen mesaja anında cevap vermeyi hiç ihmal etmezdi.
Gelemiyorsa mutlaka çok önemli bir mazereti vardı. Onurlu, gururlu,
vefalı, saygılı ve samimi idi. Dudaklarından dökülen başkanım ve abi
kelimeleri herkesin söylediği gibi sıradan değil, oldukça farklı, sevgi
dolu ve samimi idi. Giresun adına derneğe gelen paralı biletlerden
alırken birisini veya bir kaçını onun için aldığımı söylediğimde ise
sen ne diyorsan öyledir başkanım demeyi hiç ihmal etmeyecek kadar da
cömertti.
Gaziosmanpaşa
üç ilçeye bölününce, bu güzel insanın ikamet ettiği yer Sultangazi ilçe
sınırları içinde kaldı. Gelişmelerin önünden gitmemiz gerekiyordu ve
derhal Sultangazi Giresunlular derneğini kurmamız lazımdı. Yeni ilçe
yeni dernek kolay değildi. Ali Şükrü KARA, Mustafa Şenol SAYGILI, Ethem
BAKAR, Ahmet DEMİRAY, Savaş KILIÇ, Erol BEKDEMİR, Muhsin BEKAR, Ömer
AKKAYA, İlhan SAYDAM ve Zeki KEMAL ile dernek yönetimini oluşturma
toplantıları yaparken, Ergün AYDIN ismi her zamanki gibi yine banko
idi. Giresun işin içinde ise ben varım ve bedelini ödemeye hazırım
sözleri dilinden hiç bir zaman düşmezdi. Birlikte olduğu arkadaşlarına
bir haksızlık veya yanlışlık yapıldığı zaman,o yanlışlığın ve
haksızlığın kendisine yapıldığını kabul eder, tepkisini ortaya
koyardı.Adam satmak onun kitabında yoktu.
Kısa
süren Giresun dernekçiliğinden en büyük kazancım, Ergün AYDIN gibi
güzel insanları tanımak oldu.Yine bu kısa zamanda Ergün AYDIN bizlerde
unutulmaz derin izler bıraktı.Acı haberi duyduğum anda,kendimi hızla
bir boşluğa doğru düşer vaziyette hissettim.Biz onu çok çok sevdik.O
gerçek bir Giresun aşığı idi.Güvenilir bir yol arkadaşı idi.Samimi ve
gerçek bir dosttu.
Evet
sevgili Giresunlular, Giresun camiası bir değerini daha zamansız
kaybetti.Güle güle Ergün AYDIN.Arkadaşların seni yaşadığı sürece
unutmayacak, unutmayacak,unutmayacaktır. Biz yaşadıkça sende bizimle
birlikte yaşayacak, yaşayacak, yaşayacaksın.Mekanın cennet
olsun.Allah(CC) senden razı olsun.Amin.