Benim bulunduğum yaş kuşağıma, ‘’deprem anında nerede durmalı?’’ diye sorsalar; eminim ki herkes,’’ kolon ve kapı kirişi altlarına, masa altlarına’’ der. Ama bilmezler ki, deprem anında asıl öldürücü olan bu şekilde durmaktır.
Dünyada ve Türkiye’ de, olası afetlere karşı oluşturulan özel kurtarma ekiplerinin tecrübeleri sayesinde; kapalı bir ortamda, depremle karşılaşıldığı zaman ne yapılması gerektiğini konusunda artık ciddi farklılıklar var.
Artık kabul ediliyor ki; bir depremde yapmanız gereken en önemli şey’ ’hayat üçgeni’’ oluşturmak olmalıdır.
Nedir bu hayat üçgeni?
Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluklar,'hayat üçgeni' denilen alanlardır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir.
Örneğin; yatakta uyurken depreme yakalandığınızda, yatağın altına girmek yerine, yatağın hemen yanına, paralel uzanacaksınız. Üst tavan çöktüğünde, yatak komple tavan altında kalırken, yatak yanlarında üçgenimsi boşluklar oluşacaktır. Ya da mutfakta iken depreme yakalandığınızda mutfak masasının altına girmek yerine buzdolabı yanına uzandığınızda, yıkılan tavan ile dolap arasında hayat üçgenleri oluşacaktır.
Maketlerle yapılan çalışmalar ile çömel-korun yöntemi ile hayat üçgeni yöntemi karşılaştırıldığında, 'çömelip korunan/saklanan' kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu. Hayat üçgeni metodunu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu.
Kısaca belirtmemiz gerekirse;
1-Binalar çökerken basitçe 'çömelen ve korunan' kişiler istisnasız her defasında ezilme durumu ile karşılaşıyorlar. Masa, kapı eşiği gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.
2-Kediler, köpekler ve bebeklerin hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durmalısınız.
3-Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar birçok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.
4-Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır.
5-Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanmalısınız.
6-Bina çökerken kapı kirişlerinin altına geçmek tehlikelidir. Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında kalınabilir. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa yine sıkıntı oluşabilir.
7-Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.
Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.
8-Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.
Aklınızdan çıkmasın; deprem değil binalar öldürür.
Depremsiz günler geçirmeniz dileğiyle!


























